Aynı Frekans

İnsan enerjisini hissedip değerlendirmeyi sağlayan özel bir zihinsel durumun ve biyoenerjik yeteneğin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için özel bir araç var: meditasyon.

Şifacılar, meditasyon ile, özel bir bilinç halini, tinsel bilgiyi ve kendini bilmeyi mümkün kılarlar. Doğulu gizemciler, meditasyonu çok gelişmiş bir olgu olarak görür; hem doğayı ve evreni gözlemlemenin, hem de önce iç benlik -mikrokozmoz- sonra da evren -makrokozmoz- hakkında yeni bir gerçekliği algılamak için sürekli farkındalık kazanmanın özel bir yöntemi olarak düşünürler. Doğulu gizemciler, insanları bir bütün olarak algılarlar; kendilerini, nihai gerçekle ve her şeyi bedenin içinden kontrol eden ilahi güçle özdeşleştirirler. Meditasyon teknikleri, bedenin düşünmesini değil, tamamen sessiz kalmasını gerektirir. Meditasyon, farkındalığı bilincin akılcı modundan sezgisel moduna geçirmeye yardımcı olur. Enerji tedavisi yapanlar, bilincin meditasyon modunu kazanma becerisi geliştirmek durumundadırlar. Bu, bazıları için tamamen yeni bir deneyim gibi görünür. Ama, her tür biyoenerji çalışması, tedavi edicinin, zihnin meditasyon halini kullanmasını gerektirir.

Bilimsel anlamda, beyinlerimiz dört tip elektriksel beyin dalgası frekansı yayar: alfa, beta, teta ve delta. En yavaş beyin dalgaları deltadır (derin uyku). Hızlı beyin dalgası frekansı betadır (akılcı, ayrıntı odaklı düşünmek). Stres ve negatif düşünce ya da duygular, beyin beta konumundayken ortaya çıkabilir. Çoğu yetişkin, beta dalgası frekansında ya da tipik çalışma durumunda yaşar ve çalışır. Betadayken (beyin uyanık ve mantıksal durumdayken), ilham ya da yaratıcı faaliyet görülmez.

Deltanın yanında, uykudan önce yavaş teta dalgaları görülür. Bunlar, rehavet ve yeni bilginin hızlı özümsenmesi ile ilişkilendirilir. Teta beyin dalgası frekansları, derin rahatlama ya da hayal kurma durumunda ortaya çıkar. İnsanlar, meditasyon ya da yoga yaparlarken, zihinsel durumlarını kontrol edebilir ve beyin dalgalarıyla oynayarak belleği tetikleyecek yaratıcı bir teta durumu üretebilirler. Uyku halinde imgelem, yaratıcı düşünceler, bütünleştirici deneyimler ve kendiliğinden gelen anılar gibi zihinsel olgular, teta durumuyla oluşabilir. Teta durumunda, fiziksel beden derin bir rahatlama içindedir; ama zihin son derece uyanık ve berraktır. İlham ya da içgörü, zihin teta durumundayken ortaya çıkar.

Alfa frekansları, tetadan fazla, betadan azdır. Alfa, rahatlamaya yol açar. Alfa durumu, insanlar meditasyon haline geçtiklerinde oluşur (teta, alfa aktivitesinin yerini alır). Meditasyon haline alfa ve teta durumu da denebilir. İlk önce zihin boşalır; ardından hissin yerini yaratıcı imgelem ya da hayal görme alır. Fiziksel bedenin iç iyileşmesi, alfa ve teta durumuyla hızlandırılır. Biyoenerji tedavisi, tedavi eden ve edilen bu durumdayken yapılabilir.

Alfa ve teta durumu, beynin sol yarıküre aktivitesi (akılcı düşünce) ve sağ yarıküre aktivitesi (yaratıcılık) arasında uyumlu bir dengenin yanı sıra fiziksel beden derin bir rahatlama içindeyken tüm beynin dengeli entegrasyonunu sağlar. Bu, daha yüksek zihinsel güce erişmek ve yaşama yeni bir yön vermek açısından son derece yararlıdır. Bu durumda zihin, yüksek entelektüel düzeylerde çalışır ve ona yaratıcılık, keyif, sezgi ve evrenle birlikte tek olma duygusu eşlik eder.

Pek çok meditasyon formunda, akılcı zihnin sessizleşmesi, kişinin dikkatini bir nesneye ya da sese (nefes alma, mantra ya da görsel bir imge) odaklamasıyla sağlanır. Egzersiz anında bilincinizi tek bir nesneye ya da düşünceye yoğunlaştırma yöntemini uygulamak kolay değildir; çünkü zihin her an düşünür, beklenmedik ve garip düşünceleri hatırlar. Ayrıca, bir nesneye odaklanmayı istemez ya da dikkati dağılır. İnsanların meditasyona ihtiyacı vardır; çünkü her zaman sorunları hakkında düşünürler. Nasıl rahatlayacaklarını öğrenme ve bir an için her şeyi unutma ihtiyacı duyarlar. Belli bir süre bir şeye yoğunlaşma ya da dikkatini dağıtma yeteneği, sık sık pratik yapılarak kazanılabilir. Bir işe yoğunlaşabildiğiniz an, fiziksel, zihinsel ve hatta bunu takiben enerjisel durumunuzu kontrol edebilirsiniz.

Meditasyonun başında, zihniniz orada burada dolaşmaya başlarsa, bilincinizi meditasyon nesnesine geri çekmeye çalışın ve bu düşünceleri bulutlar gibi dağıtın. Zihin, seçilmiş bir düşünceye ya da nesneye yoğunlaşırsa, endişelenmek, korkmak ve nefret etmek mümkün değildir. Bu düzenli olarak uygulandığında, bedeniniz, endişe, depresyon, korku, düşmanlık ve diğer stresli duygulardan kurtulmanın yolunu öğrenebilir.

Güçlü ve mutat duyguları yönetmeyi öğrenecek; bunların bir iz bırakmadan geçip gitmesine izin vereceksiniz. Sağlıksız duygulardan arınmış olarak, yaşamınızda dengeyi koruyabileceksiniz.

Ne zaman gerilim, yorgunluk, acı ya da stresli duygulardan kurtulma ihtiyacı duyarsanız, rahat bir duruş bulun, bedeninizi ortalayın ve çok sayıda derin nefes alın. Meditasyonunuza başlayın; iç huzursuzluğun duyumlarına odaklanın ve kaslarınızın gerilip gerilmediğini görmek için bedeninizi inceden inceye tetkik edin. “Rahatla” ya da “Bırak gitsin” gibi sözleri usulca tekrar ederek kendinizi rahatlatmanın yolunu bulun. Daha sonra, gerginlik olup olmadığını görmek için bedeninizi inceleyebilir, bol derin nefes alabilir ve rahatlayabilirsiniz.

Meditasyona nefesi sayarak başlamak daha iyidir. Başta, her bir derin nefes almada 10’a kadar sayın; sonra “bir” ile yeniden başlayın. İçinizde neler olup bittiğine bakın; bütün mevcut duyumlar kayboluncaya kadar bekleyin; ama bilincinizi yeniden saymaya yönlendirin. Meditasyonunuzun sonunda gözlerinizi açtığınızda, meditasyondan önceki halinize göre çok daha fazla rahatladığınızı hissedeceksiniz.

Meditasyonunuz için, bacaklarınız çapraz olacak biçimde herhangi bir oturma duruşunu ya da dik oturabileceğiniz yoga duruşlarını tercih edebilirsiniz. Vücudunuzun dengesini bulmak için, bir yandan diğerine hafifçe sallanabilirsiniz. Burnunuzdan nefes alın. Damağınıza dilinizle dokunun. Tek ihtiyacınız olan, sakin bir mekan, rahat bir duruş ve boş bir midedir (yemek yedikten en az iki saat sonra).

Odaklanma ya da sağlam duruş, meditasyonun ve biyoenerjik çalışmanın önemli bir parçasıdır. Gözlerinizi kapayarak ya da görüşünüzün merkezini değiştirerek, odaklanmayı fiziksel ve psikolojik anlamda dönüştürün; içsel denge noktanızı bulun. Odaklanma, kendini arama, kendi benliğini ve kişinin evrenle olan ilişkisini anlama edimidir.

Odaklanma sayesinde, kendi bilincinizin ve bedeninizin dinamiklerinin farkına varabilirsiniz. Uygulamanın başında, karından tam nefes almaya özellikle dikkat edin. Nefes alma, uygulamayla birlikte bilinçaltınızda daha da derinleşecektir.

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s